1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

02.06.2006 - Alman basınından özetler...

Alman dış istihbarat servisi BND’nin El Masri olayındaki yeni açıklaması ve ABD ile İran arasındaki son gelişmeler bugünün Alman basınında geniş yer alıyor. Kölner Stadt-Anzeiger gazetesi yorumunda sınırların aşıldığını belirterek, sorumluların sonuçlara katlanmak zorunda olduğunu vurguluyor.

“Dış istihbarat servisi, Alman parlamentosunu sistematik bir şekilde yanıltıyor. Bunu başka türlü söylemek mümkün değil. İşini ciddiye alan bir milletvekili için bu alaya alınmaktır. Birilerinin şapkasını alıp gitme vakti çoktan geldi. Çünkü siyasi sorumluluk denen birşey vardır. BND’ye, bazı sınırlar olduğu, bu sınırlar aşıldığında sonuçlarına katlanmak zorunda olunacağının söylenmesi gerek.”

Berliner Morgenpost’un yorumunda hükümet eleştiriliyor:

“Dönemin dış istihbarat servisi şefi bugün İçişleri Bakanlığı müsteşarı. Ama büyük koalisyon onu korumaya devam ediyor. Makedonya’da olayı tesadüfen duyan ajan ne kadar alt bir düzeyde görevli olursa olsun yurtdışında bir Alman vatandaşının tutuklandığı bilgisi önemsiz görülemez. Meclis soruşturma komisyonunun üzerinde durması gereken bir soru daha var: Alman makamları el Masri’ye, bir devletin vatandaşına borçlu olduğu korumayı sağlamak için ne yaptı?”

Hannover’de yayımlanan Neue Presse’nin yorumunda ise şu satırlar yer alıyor:

“Dış İstihbarat Servisi bir ahmaklar topluluğuymuş gibi görünüyor. İsteyen öyle düşünsün. Gerçekte Alman istihbaratı profesyonellik açısından mükemmel bir üne sahip. Muhtemelen şimdi vitrine koyulan uyuma numarası sadece bir örtbas manevrası. İktidardaki Hristiyan Birlik partileri ve Sosyaldemokratlar, dış istihbarat servisi için mecliste soruşturma komisyonu kurmanın gereksiz olacağını, bunun muhalefetin karalama kampanyasına zemin oluşturmak dışında bir işe yaramayacağını söylemişlerdi. Şimdi kendi kendini karalayanlar, koalisyondaki aklama meraklıları oldu.”

Frankfurter Allgemeine Zeitung da yorumunda, ABD’nin İran’a şartlı diyalog teklifini değerlendiriyor:

“ABD’nin teklifi ileriye doğru atılmış önemli bir adım. Ancak bu ileri adım sorunu çözüme taşımayı mı amaçlıyor yoksa müzakere yolunda neyin mümkün olup neyin olmayacağını açıklığa kavuşturmak anlamına mı geliyor. Her halükarda Washington’ın attığı bu adıma en çok Avrupalılar’ın sevindiği dikkat çekiyor. Avrupalılar kısa süre öncesine kadar İran ile diyalog girişimlerinin mükemmelliğinden, üstün konumlarından eminlerdi. Ama sonra İran’ın müzakereleri sadece zaman kazanmak için yürüttüğünü anlamak zorunda kaldılar. Şimdi Amerika’nın varlığını daha fazla göstermesi için yapılan çağrı, gerçek güç dengesinin kabul edilmiş olmasıdır.”

Bonn’da yayımlanan General Anzeiger gazetesi ise konuyu şöyle yorumluyor:

“İki karşıt gücün ufak adımlarla birbirine yaklaşıp sonuçta barışçı bir çözüm bulacağı şeklindeki iyimser görüşler gerçeklerin çok uzağında. Bush ve Rice’ın yaptıkları teklifin adresi İran değil, Avrupalılar, Rusya ve Çin’dir. Amerika bu ülkelere, BM Güvenlik Konseyi’nde yaptırım kararı için bastırmadan önce herşeyi denediği mesajını vermek istiyor. Cumhurbaşkanı Ahmedinejad nükleer hedeflerinden vazgeçmediği sürece gerilimin tırmanması tehlikesi sürüyor.”

  • Tarih 02.06.2006
  • Hazırlayan Derleyen: Beklan Kulaksızoğlu
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AbmF
  • Tarih 02.06.2006
  • Hazırlayan Derleyen: Beklan Kulaksızoğlu
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AbmF