1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

02.03.2012 - Alman basınından özetler

Alman İçişleri Bakanlığı’nın yaptırdığı tartışmalı uyum araştırması, İran’daki parlamento seçimi ve İsrail’in İran kapsamında ABD ile olan ilişkileri bugünkü Alman basınından seçtiğimiz yorumları oluşturuyor.

default

Die Welt gazetesi, Almanya’da yaşayan Müslümanların yaklaşık yüzde 22’sinin topluma uyum sağlamak istemediği sonucunu ortaya çıkartan araştırma ile ilgili bir yoruma yer veriyor. Toplumdan dışlanmanın ve gelecek perspektifinden yoksun olmanın aşırı görüşleri tetikleyeceğinin herkesin bildiği bir gerçek olduğu vurgulanan yorum şöyle devam ediyor:

“Ne var ki bu gerçek, açık toplumları öz değerlerini aktif bir biçimde savunma ve Müslüman gençler arasında demokrasi, Batı ve Yahudi karşıtı, zehir kusan dünya görüşlerini yaymaya çalışanlara karşı tavır alma yükümlülüğünden kurtarmaz. Hayırlı olan haber, genç Alman Müslümanların yüzde 75’inin ve de Alman pasaportu olmayan genç Müslümanların en azından yarısının demokrasiyi desteklemeleridir. İşte tam da bu kesimler, Neonazi kurbanlarının anıldığı törende ete kemiğe bürünmüş olarak karşımızda boy göstermiştir. Almanya özellikle bu insanları hayal kırıklığına uğratmamalıdır.”

Kölner Stadt-Anzeiger gazetesi, uyum araştırmasını olumlu buluyor ve hükümetin bu araştırma yöntemleri ile ülkede değişim sürecindeki görüşleri saptayabildiğini belirtiyor:

“Güncel uyum araştırmasının sonuç bölümünde, uyumun interaktif bir süreç olduğu vurgulanıyor. Yani çoğunluktaki Alman halkı da, buraya göç etmiş olan azınlık da uyumun başarısından sorumlu. Almanya’nın Cumhurbaşkanı adayı Joachim Gauck da bu konuda isabetli bir kıyaslama yaptı. Gauck, ‘ABD’de yabancı olan kişiyi kendi çevresi ile birlikte olduğu gibi kabul etme konusunda güçlü ve doğal bir eğilim var’ diyor ve şu talepte bulunuyor: Göçmenler de üzerlerine düşen katkıyı sağlamak durumunda. Güncel araştırma da bunu aynen bu şekilde onaylıyor. Araştırma, artık nihayet lafta kalmayıp işe sarılmak için iyi bir temel oluşturuyor.”

Der Tagesspigel adlı Berlin’de yayınlanan gazete, İran’da bugünkü parlamento seçimlerine ilişkin yorumunda, seçime katılım oranına dikkat edilmesi gerektiğine vurgu yaparak bunun sistemin meşruiyetinin bir göstergesi olacağını belirtiyor:

“İran’ın ekonomik durumu feci, yaptırımlar ağır, rejim kitlesel gösterilerden korkuyor. Nükleer anlaşmazlıkta sürekli bir askerî operasyon olasılığından söz ediliyor ve İran tek müttefiki olan Suriye’yi de kaybediyor gibi. Halkın oyunu kullanması durumunda, Batı'ya da kafa tutmuş olacağı argümanını kullanmak isteyen rejim, neredeyse çaresiz bir biçimde halkın seçime kitlesel katılımını arzu ediyor.”

Süddeutsche Zeitung, İran eksenindeki yorumunda, reel politikalar açısından bakıldığında İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun ABD’yi İran’a karşı askerî tehditlerini iyice artırmasını ya da gerekirse savaşa itmeyi deneyeceğini, bunu Obama’nın iradesine ve Washington’un çıkarlarına ters düşse bile yapmak isteyeceğini belirtiyor:  

“Bu, aslında eşit şartlarda olmayan bir bilek güreşidir, zira İsrail’in silahlanma için her yıl milyarlık yardımlara ve temelde Amerika’nın desteğine ihtiyacı vardır. Ancak Netanyahu’nun elinde bir kozu var: Eğer tek başına saldıracak olur da misilleme olarak İsrail’in başına roket yağacak olursa, o zaman Obama desteğini esirgeyemez; hele ki seçim kampanyası döneminde...”

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Çelik Akpınar

Editör: Hülya Köylü

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız