1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

02.02.2009 - Avrupa basınından özetler

02.02.2009 tarihli Avrupa gazetelerinden Vatikan ve Yahudiler arasındaki gerginlik, Irak'taki yerel seçimler ve Erdoğan'ın Davos'daki açıklamalarını değerlendiren yorumlar seçtik.

default

Papa 16’ncı Benedikt’in, aralarında Yahudi Soykırımı’nı inkar edişiyle bilinen Richard Williamson’ın da bulunduğu dört kişiyi kiliseye yeniden kabul edişi ile ilgili tartışmalar sürüyor. Almanya'da yayımlanan Westdeutsche Zeitung gazetesinde Yahudilerin yanı sıra Katolik Kilisesi içinde de Papa 16'ıncı Benedikt'e tepkilerin artığına dikkat çekiyor:


“Benedikt, eski model tutumuyla Müslümanları, Protestanları, Yahudileri ve homoseksüelleri rencide etti. Papa, şimdi de kendi kilisesini kızdırdı. Piskoposlar, papazlar ve diğer cemaat üyeleri, daha mütavazı bir inanç yolunda olmak istiyor. Daha hoşgörülü ve dünyaya daha açık bir inanç yolunu…”


Avusturya'da yayımlanan Der Standard gazetesi de Papa 16'ıncı Benedikt'in muhafazakar tutumuna dikkat çekiyor. Gazete, Papa'nın eski anlayışı canlandırmaya çalıştığını belirterek, “II. Vatikan Konseyi'nin kilise içinde bertaraf edilmesi ve onunu yerine geleneksel Hristiyanlık öğretilerini yeniden yerleştirilmesi söz konusu” diyor.


Yine bir Avusturya gazetesi olan Die Presse de Papa'nın bölünmelere neden olduğunu savunuyor. Papa 16'ıncı Benedikt'in gerçek adına yorumunda yer veren gazetede şu satırları okuyoruz:

“Joseph Ratzinger parlak bir teolog. Mükemmel vaazlar kaleme alıyor ve ayrıca kuşku götürmez bir karizması var. Ancak bununla birlikte Papa, Katolik Kilisesi'ni tarikatlaşmaya doğru götürüyor.”


Irak'ta hafta sonu yerel seçimler yapıldı. Seçimlerde şiddet olayları yaşanmadığına dikkat çeken İngiliz gazetesi Times, bunun bir başarı olduğunu söylüyor:


“Bu seçimler, Saddam Hüseyin'in devrilmesinden sonra ülkeye sürgünden geri dönen eski kuşakla yeni ulusalcılar arasında bir yarıştı. Saddam döneminde baskı altına alınmı olan Iraklılar, kendi geleneksel otoritelerinde ısrarcı davranıyor. Ancak seçimlerde demokrasi kazandı. Altı yıl boyunca akan kanın ardından Iraklılar haklarına sahip çıktılar ve özgürlüğün sorumluluğunu yerine getirdiler.”


İspanyol El Preiodico gazetesinde de benzer bir yorum yer alıyor:


“Barış, Irak'a daha da yaklaştı. Yerel seçimler, Başbakan Nuri El Maliki hükümetinin bir başarısı. Ancak bu Irak'ta barışın tamamen tesis edildiği anlamına gelmiyor. Terörizmin sonu getirilmeli ve farklı etnik gruplar arasındaki husumet de sona ermeli.”


Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Davos'u terk etmesi de Avrupa gazetelerinde yankılanmaya devam ediyor. Alman gazetesi M ä rkische Oderzeitung'da şu satırları okuyoruz:


“Avrupa Birliği üyeliğine bir ülkenin lideri, böyle davranabilir mi? Erdoğan, birçoklarının korktuğu şeyleri söylemeye cesaret etti, ancak bununla birlikte duygusal davrandı. Evet Erdoğan, İsrail'i açıkça eleştirdi. Ayrıca Washington Post gazetesinin hafta sonu Erdoğan'la yaptığı söyleşi, Türk Başbakanı'nın eleştirilerinin, ani bir heyecandan kaynaklanmadığını gösterdi. Ancak 15'inci yüzyıldan bu yana tehcir edilen Yahudilere siper olan Türkiye'yi de antisemitizmle suçlamak yanlış olur. Erdoğan, anlamsız bir savaşı eleştirdi. Ancak böylece Ortadoğu'daki arabulucu rolünü de tartışmaya açtı.”