1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

02.02.2009 - Alman basınından özetler

Alman basınında bugün Davos'ta sona eren Dünya Ekonomik Forumu, Alman hükümetinin Irak'la ilgili yeni stratejisi, artan terör tehdidi ve Katolik Kilisesi içindeki tartışmalara ilişkin yorumlar dikkat çekiyor.

default

İsviçre'nin Davos kasabasında yapılan Dünya Ekonomik Forumu sona erdi. Almanya'da yayımlanan Coburger Tageblatt adlı gazetenin Forum'la ilgili çıkardığı bilanço şöyle:

“Dünya Ekonomik Forumu, aslında sadece tek bir açıdan başarılı oldu: Telaşa düşerek çöken piyasalar karşısında büyük bir çaresizliğin var olduğuna dikkat çekti. Politikacılar, bilim insanları, teorisyenler ve iş dünyasının temsilcileri, İsviçre’nin Alp Dağları eteklerinde adeta içi boş sözlerden bir dağ bıraktı. Davos 2009’un ardından anlaşılan şey şu; 2008 sonbaharından önce dünyada neler olacağını tahmin edemeyenler, bundan sonrası için de sorunların çözümünü bilmiyor…”

Alman gazetelerinde dikkat çeken bir diğer konu da Irak. ABD Başkanı Barack Obama'nın Irak'ta nasıl bir politika izleyeceği merakla bekleniyor. Obama ile işbirliğine gitmek isteyen Alman hükümeti de Irak'ta yeni adımlar atmaya başladı. Hannover merkezli gazete Hannoversche Allgemeine Zeitung, Dışişleri Bakanlığı'nın harekete geçtiğini söylüyor:

“Dışişleri Bakanı Frank – Walter Steinmeier, Irak'la ilişkilerde yeni bir sayfa açıyor. Hannoversche Allgemeine Zeitung'un Dışişleri Bakanlığı'ndan doğrulattığı habere göre, Sosyal Demokrat Parti'nin başbakan adayı Steinmeier, şubat ayı içinde bir ekonomi heyetiyle birlikte Bağdat'a uçacak. Bu gezinin ayrıntıları güvenlik gerekçeleriyle gizli tutuluyor. Ancak görüşmelerin merkezinde ülkenin yeniden yapılanması için öngörülen yardımlar olacak. Özellikle altyapının yeniden inşası üzerinde durulacağı belirtiliyor. Görüşmelerin zorlu gündem maddesinin ise tıp ve diğer mesleki alanlarda Iraklı gençlerin eğitilmesi için işbirliğine gidilmesi olacağı sanılıyor. Ancak tüm bunların ötesinde Steinmeier'in asıl hedefi, Washington'daki yeni yönetime bir işbirliği mesajı göndermek.”

Alman güvenlik güçleri, geçtiğimiz günlerde bu yıl 27 Eylül'de yapılacak genel seçimler öncesinde terör saldırısı ihtimalinin arttığını açıkladı. Terör tehdidinin “muhtemel” olduğuna dikkat çeken Neue Presse gazetesi de şu görüşleri dile getiriyor:

“Bu, herhangi bir şekilde Almanya'da da patlak verecek, belki genel seçimlerden kısa bir süre önce. İspanya örneğinde yaşandığı gibi: Teröristlerin trenlere yerleştirdiği bombaların patlamasının ardından, yeni hükümet Irak'taki askerlerini geri çekti. Terör tuzakları artıyor. Afganistan'daki askeri birliklere ilişkin tartışmaların yaşandığı Almanya, saldırı tehdidiyle karşı karşıya. Bu manzara teröristlerin iştahını kabartıyor…”

Papa 16’ncı Benedikt’in, aralarında Yahudi Soykırımı’nı inkar edişiyle bilinen Richard Williamson’ın da bulunduğu dört kişiyi kiliseye yeniden kabul edişi büyük tartışmalara yol açtı. Westdeutsche Zeitung da Yahudilerin yanı sıra Katolik Kilisesi içinde de Papa 16. Benedikt'e tepkilerin artığına dikkat çekiyor:

“Benedikt, eski model tutumuyla Müslümanları, Protestanları, Yahudileri ve homoseksüelleri rencide etti. Ancak Papa, şimdi de kendi kilisesini kızdırdı. Piskoposlar, papazlar ve diğer cemaat üyeleri, daha mütavazı bir inanç yolunda olmak istiyor. Daha hoşgörülü ve dünyaya daha açık bir inanç yolunda…”