1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

02.01.2012 - Alman basınından özetler

Alman basınında bugün ağırlık verilen konular arasında Batı ile İran arasındaki gerginlik ve Danimarka'nın Avrupa Birliği dönem başkanlığını devralması var.

default

Frankfurter Allgemeine İran'ın tehditlerini şöyle değerlendiriyor:

"İran ateşle oynuyor. Bu küçük bir oyun değil, tüm Ortadoğu'yu ateşe verebilecek kadar tehlikeli bir girişim. İran donanması Hürmüz Boğazı'nı sıkı bir şekilde kontrolü altında tutarken bir yandan da yeni füze denemeleri yapılıyor. Hem de devasa tankerler dünya pazarında kullanılan petrolün beşte birini bu iğne deliğinden geçirirken... İranlı generalin söylediği gibi bu boğazı kapatmak bir bardak su içmek kadar kolay. Ancak böyle bir durumda İran kendine zarar verecektir. İran petrolünü Çin'e satamayacak, kendisi de ithal ettiği hayatî önemdeki tüketim mallarını ülkesine getirtemeyecektir. Tahran, Batı'nın nükleer programıyla uğraşmaktan vazgeçmesi için elindeki tüm olanakları kullanıyor."

Süddeutsche Zeitung gazetesi de Hürmüz Boğazı'ndaki gerginliğe atıfta bulunarak ABD ile İran'ın kedi fare oyunu oynadığı değerlendirmesini yapıyor. Ancak ABD'nin yeni yaptırımlar uygulayıp uygulamayacağının şimdilik belirsiz olduğu belirtilen yorumda şu satırlar yer alıyor:

"İran ekonomisi ham petrol ithacatına bağımlı. Benzin gibi rafine edilmiş ürünler ise ithal ediliyor. ABD'nin elektrikleri kestiği an, İran ekonomisi çöker. İran'ın nükleer programıyla ilgili tartışmanın başlamasından bu yana ABD, Tahran'a şimdiye kadar oldukça sert yaptırımlar uyguladı. Ancak bu yaptırımları uygulamak aynı zamanda bir risk. Eskiden başka bir ülkenin kıyılarını savaş gemileri ile bu şekilde blokaj altında tutmak bir savaş sebebi sayılırdı. Ancak şimdi aksi takdirde hem İran'ın petrolü dünya pazarına ulaşmayacak hem de petrol fiyatları Batı'nın canını yakacak kadar yukarı fırlayacak. İran'ın razı edilmesi, pek mümkün görünmese de, denemeye değer. Zira diğer seçenekler, hayli tatsız sonuçlara yol açacaktır: Nükleer silahlı bir İran ya da İsrail'in düzenleyeceği bir askerî saldırı..."

Handelsblatt gazetesi de Avrupa Birliği dönem başkanlığını devralan Danimarka'ya değiniyor. Gazete, Danimarka'nın Euro Krizi'nde oynayacağı rolü değerlendiriyor:

"Kopenhag'daki hükümetler, Euro ülkelerine kıyasla yıllardır rasyonel bir ekonomi ve mali politika izliyor. Ancak Danimarkalıların dönem başkanlığı yine de Euro Bölgesi'ndeki borçlanma krizinin üstesinden gelinmesinde işe yaramayacaktır. Bir Euro ülkesi olmayan Danimarka, Euro maliye bakanları toplantısına ya da Euro Bölgesi devlet ve hükümet başkanları zirvesine katılamayacak. Danimarka, Euro Bölgesi'nde yer almayan 10 Avrupa Birliği ülkesinin avukatlığını yapmak istiyor. Bununla beraber Kopenhag'daki yeni hükümet her halükârda, öteden beri ayrı duran İngilizlerden daha yapıcı davranacaktır."

Neue Osnabrücker Zeitung'da ise aynı konuya ilişkin şu satırları okuyoruz:

"Başbakan Hella Thorning-Schmidt krizin üstesinden gelebilmeleri için Euro ülkelerine yardımcı olacakları yönünde güvence verdi. Peki ama bunu nasıl yapabilir? Danimarka Maliye Bakanı, Euro maliye bakanlarının ulusal bütçelerin Euro İstikrar Paktı kriterlerine uygun olup olmadığını denetlemek için bir araya geldikleri toplantıya bile katılamıyor. Euro ülkelerinin toplantıları ayrı düzenleniyor. Euro ülkelerinin zorlu kurtarma çalışmalarında Danimarka sadece asistanlık yapabilir."

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Hülya Köylü

Editör: Ercan Coşkun

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız