1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

01.12.2003 - Alman basınından özetler...

Almanya Yeşiller Partisi’nin kurultayı ve kurultayda Türkiye’nin gündeme gelmesi, Hristiyan Demokrat Parti Genel Başkanı Angela Merkel’in Türkiye değerlendirmesi, Türkiye’de geçtiğimiz ay kanlı eylemler gerçekleştiren İBDA-C örgütünün Almanya örgütlenmesi, Avrupa Birliği üye ve üye adayı ülkelerin dışişleri bakanlarının geçtiğimiz hafta Napoli’de gerçekleştirdiği buluşma ve Dünya AİDS Günü'nde Almanlar'ın konuya ilişkin bilinç düzeyi Alman basınının gündem maddeleri arasında.


Alman Yeşiller Partisi’nin Dresden’de gerçekleştirdiği 3 günlük kurultayı mercek altına alan Mitteldeutsche Gazetesi şu tesbitleri yapıyor:


“Kurultay bir dizi soruya açıklık getiremedi: Örneğin Yeşiller, Dışişleri Bakanı Fischer’in görev süresi dolduktan sonra nasıl bir çizgi izleyecek? Orta vadede Sosyal Demokratlar'la izlenen ittifak devam edecek mi? Daha uzun vadeli sorunları ele alalım: Almanya’nın doğusu, hala ülkenin en önemli sorunlarından biri. Almanya’nın yeni eyaletleri için yeni kavrayışlara, yeni liderlere gereksinim var. Düşünün, Yeşiller’in Avrupa Parlamentosu aday listesinde ilk 10’da Almanya’nın doğusundan yalnızca bir kişi var.”


Dresden’de yayımlanan Saechsische Gazetesi, Yeşiller Partisi’nin Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğini seçim kampanyasında kullanmasının nedenleri üzerinde duruyor:

“Türkiye aslında Kürtlere uygulanan baskı nedeniyle solcular açısından ‘düşman’ kabul ediliyordu. Son intihar eylemleri sonrasında Alman Hristiyan Demokratları'nın ‘Türkiye Avrupa Birliğine alınmasın’ yönündeki savunusu, açıkçası, yılların deneyimli politikacısı Joschka Fischer tarafından gayet iyi değerlendirildi. Göründüğü kadarıyla Avrupa Parlamentosu seçimlerinde iç siyasetin kozları da paylaşılacak.”


Gera’da yayımlanan Ostthüringer Gazetesi de Avrupa Parlamentosu seçimlerinde Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğinin çekişme alanlarından biri olacağını yazıyor.


“Hristiyan Demokratlar Türkiye’nin üyeliğine karşı. Yeşiller’se Türkiye’nin üyeliğini destekliyor. Peki ya Sosyal Demokratlar tam olarak ne düşünüyor? Onların açıklık getirmeleri gereken çok nokta var.”


Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği üzerine görüş bildiren bir başka Alman siyasetçi Hristiyan Demokrat Parti’nin Genel Başkanı Angela Merkel. Merkel, Alman ZDF Televizyonu’nun yaptırdığı bir anketin sonuçlarını Welt am Sonntag gazetesine değerlendiriyor. Anket sonuçlarına göre, Alman halkının yüzde 52’si Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğine karşı. Merkel, partisinin konuya ilişkin bakış açısını aktarıyor:


“Yakın gelecekte Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğini düşünemiyoruz. Üyeler arasına katılmış bir Türkiye, Avrupa Birliğini fazlasıyla zorlayacaktır. Alman hükümeti, Türkiye’de erken beklentiler yarattı. Bu dürüstçe değil. Biz Avrupa Birliği açısından Türkiye’nin ayrıcalıklı ortaklığını en anlamlı çözüm olarak değerlendiriyoruz.”


Welt am Sonntag gazetesinde göze çarpan bir başka haberse yine Türkiye’ye ilişkin. Almanya Federal Adli Polis Bürosu’nun raporuna dayanılarak yazılan haberde, Türkiye’de son intihar saldırılarını gerçekleştiren İslami Büyük Doğu Akıncılar Cephesi adlı örgütün Almanya’da da örgütlendiği belirtiliyor. Haberde İBDA-C örgütünün Avrupa’da 500-600 dolayında taraftara sahip olduğu belirtiliyor ve şöyle deniyor:


“Örgüt taraftarları Almanya, Fransa, Hollanda, İsviçre ve İsveç gibi ülkelere dağılmış durumda. Örgütü, aşırı şiddet yanlısı sınıfına sokmak mümkün. Kitap satışı, bağış ve kara para aklanması gibi etkinliklerden gelirini elde ediyor. Örgüt Almanya’da ilk eylemini 22 kasım 1996 tarihinde Hannover’de Türklere ait bir kültür merkezine molotof kokteylli saldırıda bulunarak gerçekleştirdi.”

Financial Times Almanya Gazetesi’nin sütunlarında ise geçtiğimiz günlerde Napoli’de gerçekleştirilen ve karar mekanizması, oy ağırlığı, ortak dış politika gibi konuların ele alındığı Avrupa Birliği buluşmasını değerlendiriyor:


“Maliye alanındaki ve gelecekte güç paylaşımının nasıl olacağı gibi tartışmalar bir kenara bırakılacak olursa, Napoli buluşmasında özellikle dış politika alanında önemli ilerlemeler kaydedildi. Almanya, Fransa ve İngiltere iyi bir ön hazırlık çalışması yapmışlardı. Böylece NATO üyesi ülkelerle tarafsız ülkeler arasında bakış açıları arasında bir köprü kurabilmek mümkün oldu.”

Napoli’de Avrupa Birliği üyesi ve üye adayı 25 dışişleri bakanının buluşmasını inceleyen bir başka gazeteyse Handelsblatt . Gazete, İspanya ve Polonya’nın tutumunu mercek altına alıyor:

“Bu iki ülke, karar sisteminde yapılması önerilen değişikliklerin reddedilmesini sağladılar. İspanya da Polonya da mevcut konumlarını ve etkilerini yitirecekleri kaygısını taşıyor. Göründüğü kadarıyla kavgayı sonuna kadar götürmeye de niyetliler.“

Frankfurter Neue Presse Gazetesi, Almanya’da 15 yıldır yoğun şekilde AİDS’le ilgili bilgilendirme çalışmaları yürütüldüğüne işaret ederek, buna rağmen ülkedeki mevcut hasta sayısına her yıl 2 bin yeni hastanın eklendiğine dikkat çekiyor. Gazete, bu gelişmenin nedenini araştırıyor:


“Bizde yoksulluk yok. Sürekli güvenli seksin öneminden söz eden yayınlar yapılıyor. Buna rağmen nasıl oluyor da AİDS Almanya’da yayılıyor? Çünkü ‘adam sendecilik’ geniş bir kesimde egemen durumda. Özellikle gençler, güvenli seks sözcüklerini duymak bile istemiyor. AİDS dendiğinde sıkıcı bir konu başlamışcasına kulaklar tıkanıyor. Dünyanın diğer ülkelerinde AİDS’in yayılmasının en büyük nedeni yoksulluk ve cehalet olabilir. Bizdeyse düşüncesizlik başrol oynuyor.”