1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

01.09.2009 - Alman basınından özetler

Almanya'da son eyalet seçimleri Eylül 2009 tarihli Alman gazetelerinin yorum sütunlarında farklı boyutlarıyla irdelenmeye devam ediliyor. Bir başka konuyu bugünden itibaren akkor ampul devrinin sona ermesi oluşturuyor.

default

Başkent gazetelerinden Tagesspiegel'in, hafta sonu üç eyalette yapılan parlamento seçimleri sonrası Almanya'daki siyasi tabloyu ele aldığı yorumuyla başlıyoruz basın turumuza:

"Görüldüğü üzere her beş siyasi parti de iktidar olmaya muktedir değil. Hrıstiyan Birlik, Sosyal Demokratlar, Hür Demokratlar, Yeşiller ve Sol Parti... Hepsi de çeşitli hükümetlerin içinde yer almak suretiyle bu yetersizliklerini belgeledi. Hepsinde de belirli bir ideolojiden ziyade pragmacı zihniyet hâkim... Diğer yandan bu sayede hiç değilse siyaset sahnesinde bir hareketlenmeye ve Almanya'da demokrasi yeni bir dinamizm kazanmaya başladı. Bunlar hiç fenâ gelişmeler değil."

Nürnbeger Nachrichten ise son eyalet seçimlerinin, hiçbir partinin zaferinin kesin olmadığını gösterdiğini hatırlatıyor ve birbirlerini "müstakbel koalisyon ortakları" olarak gören Hrıstiyan Demokrat Birlik ve Hür Demokratların, kendilerinden o kadar da emin olmamalarını tavsiye ediyor:

"Angela Merkel ve Guido Westerwelle, gönüllerindeki koalisyonun gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini görmek için son dakikaya kadar sancılı bir bekleyiş içinde olacak. Bu arada ufukta yavaş yavaş manzara değişiyor: Büyük koalisyonun devam edebileceği yönündeki işaretler belirginleşiyor. Tarafların biraz daha angaje oldukları bir seçim kampanyası bizleri bekliyor. Thüringen ve Saarland'da elde edilen seçim sonuçlarından sonra partiler, vatandaşların yeni deneylere hiç de çekimser olmadığını gördü. Bu, hayırlı bir gelişme."

Genelde siyasi konulara dair yorumları okumaya alışık olduğumuz Alman basını, bugün 'hayatın içinden' bir konuya da yer veriyor: AB ülkelerinde satışı bugünden itibaren yasaklanan klasik "akkor ampuller" düzenlemesine yorumcular tepki gösteriyor. Stuttgarter Nachrichten gazetesi, enerji tasarrufu sağlayan ampullere zorunlu geçiş uygulamasını şu gerekçeyle eleştiriyor:

"Burada asıl rahatsız edici olan Avrupa Birliği'nin sergilediği tutumdur. Avrupa Parlamentosu'nun konuyla ilgili görüşü alınmayıp, mesele hakkında sadece 'bilirkişilere' dayanılarak karar verildi. Çünkü bizden korkuyorlar. İklimin korunması gibi konular güyâ bizi aşıyor! Dünyayı kurtarmak söz konusu olduğundan, ilgili önlemler de 'tepeden inme' şekilde uygulanmak zorunda! Akkor ampulün ardından, çok yakında sıra duş musluğu ve eski çamaşır makinasına da gelecektir. Çünkü AB'nin hedefinde 14 ayrı ürün grubu daha bulunuyor. Neyi satın alıp alamayacağımızın kararını Brüksel vermek istiyor. Çılgınlık bu!"

Son olarak, yine aynı konuyla ilgili Baden-Baden kentinde çıkan Badisches Tagblatt gazetesinden bir alıntı yapıyoruz:

"Endişeye gerek yok; ortalık tamamen kararmayacak. Sadece biraz keyfimizi kaçacak, hepsi o! 100 Watt'lık akkor ampulün üretiminin durdurulması ne kültürel bir felâkettir ne de çevrenin korunmasına yönelik önemli bir adım. Kuvvetle muhtemel bu yasak, tümüyle gereksiz bir icraattan ibaret. 21'inci yüzyılın kronik bir vak'ası olan 'kanun çıkarma hastalığı' Brüksel'deki AB Komisyonu üyelerinde ileri safhaya ulaşmış durumda. Üzerlerine vazife olmayan işlerle uğraşmaya bayılıyorlar. Teknolojik gelişmeler devam edecek. Daha şimdiden ışık teknolojilerinde bambaşka eğilimler söz konusu. Kanunları çıkartanın, böyle konulara burnunu sokmayıp, işleri akışına bırakması çok daha yerinde bir davranış olur."

Derleyen: Murat Çelikkafa


Editör: Baha Güngör