1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

01.07.2011 - Alman basınından özetler

Almanya’da nükleer santrallerin 2022 yılına kadar kapatılması kararı ve Yunanistan kriziyle bağlantılı olarak Euro Bölgesi’nin geleceğine dair değerlendirmeler, Alman basınında öne çıkan başlıca konuları oluşturuyor.

default

Federal Alman Meclisi‘nin, ülkedeki nükleer enerji santrallerinin 2022'ye kadar aşamalı olarak kapatılması planını dün kabul etmesi, gazetelerde etraflı bir şekilde ele alınıyor. Kölner Stadt-Anzeiger gazetesi, kararı olumlu karşılıyor:

“Nükleer enerjiye veda kararıyla, Alman halkının büyük bir çoğunluğunun arzusu da yerine getirilmiş oldu. Tabii bu, aynı zamanda vatandaşlara da bazı sorumluluklar yüklüyor. Zira önümüzdeki yıllarda devasa yeni trafo direkleri dikilecek, yeraltı elektrik kabloları döşenecek, yeni doğalgaz çevrim santralleri inşa edilecek. Ayrıca rüzgâr enerjisine ‘evet‘ diyenlerin, evlerinin ya da bahçelerinin hemen yanıbaşında yeni enerji nakil hatlarının çekilmesine ve artan elektrik fiyatlarına da göz yumması gerekecek. Tarihî kararları alıp uygulamak zor zenaat vesselam.“

Dortmund merkezli Westfälische Rundschau, nükleer enerjiye veda kararıyla Almanya’nın Avrupa’da öncü bir rol üstlendiğini belirtiyor:

“Dünyanın gözü dün Berlin’deydi. Almanya, nükleer enerjinin sorumsuzca kullanımına artık son veriyor. Sanayileşmiş zengin bir ülkenin bundan böyle yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelecek olmasını ‘sansasyonel’ olarak nitelendirmek mümkün. Bu adım, yurtdışında büyük bir şaşkınlıkla izleniyor. Ama aynı zamanda bu konuda başka ülkelerin de kafa yormasına ve hatta benzer bir yola girmesine de vesile olabilir. Almanya gibi bir ülke, kontrol edilemeyen teknolojilerden ferâgat edebiliyorsa, nükleer enerjide ısrar eden ülkeler, bunun getireceği olası riskleri haklı gösterebilecek dayanaklardan da yoksun kalacaktır. İşte bu açıdan bakıldığında, Federal Alman Meclisi’nin aldığı kararı ‘tarihî’ olarak nitelendirmek yanlış olmaz.”

Yunanistan krizi bağlamında Euro Bölgesi’nin geleceği, Alman gazetelerinde farklı açılardan irdelenmeye devam ediliyor. Stuttgarter Nachrichten gazetesi, her ne olursa olsun faturanın eninde sonunda mutlaka vatandaşa çıktığına dikkat çekiyor:

“Avrupa Birliği ülkelerinin çoğu -ki buna Almanya’da dâhil- ayaklarını yorganlarına göre uzatmıyor. İşte meselenin özünde de bu yatıyor. Gelirler sürekli artıyor ama giderler hep gelirlerden fazla oluyor. Bunun müsebbibi de gerçekleri bir türlü görmek istemeyen politikacılar. Parti kongrelerinde ya da seçim beyannamelerinde bol keseden atılıp tutuluyor ve farklı hesaplar yapılıyor ama unutulmasın ki, iki kere iki asla on etmez. Nitekim bu gözardı edilirse Yunanistan örneğinde olduğu gibi devletler de iflasın eşiğine sürüklenebilir. Bu krizin bedelini ödemekse her zaman olduğu gibi vergi mükellefine düşüyor. Vatandaşlar, uzun yıllar boyunca faturayı ödemeye devam edecek.”

Son olarak Ulm kentinde yayımlanan Südwest Presse gazetesinden bir yorum aktarıyoruz:

“Yunanistan krizinin atlatılması ve dolayısıyla Euro Bölgesi’nin selâmete ulaşması yolunda daha aşılması gereken bir sürü engel var. Borç krizinin sadece ekonomik önlemlerle bertaraf edilmesi mümkün değil. Siyasi hatta ahlakî unsurların da gözardı edilmemesi gerekiyor.”


© Deutsche Welle Türkçe


Derleyen: Murat Çelikkafa

Editör: Ayhan Şimşek

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız