1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

01.07.2009 - Avrupa basınından özetler

Amerikan birliklerinin Irak'tan çekilmeye başlaması, Alman Anayasa Mahkemesi'nin Lizbon Antlaşması'yla ilgili kararı ve Çek Cumhuriyeti'nin AB Dönem Başkanlığı bilançosu, Avrupa basınında öne çıkan başlıca konular.

default

Avrupa gazetelerinden derlediğimiz basın özetlerine, Amerikan birliklerinin Irak’tan çekilmeye başlamasını konu alan yorumlarla başlıyoruz. İngiltere’nin muhafazakâr günlük gazetelerinden The Times’ın yorumu özetle şöyle:

“Irak Başbakanı Maliki, ekonomiyi canlandırabileceğini kanıtlamak zorunda. Yolsuzluk büyük sorun haline geldi. Yabancı yatırımcı Irak’a güvenemiyor. Irak petrol endüstrisine yabancı katılımla yeniden hayat verme projesi iyi başlatılmadı. Şiddetin yeniden hüküm sürmeye başlaması durumunda Amerikan birlikleri de boşalttığı yerleşim birimlerine geri dönebilir. Ama bu, Maliki’yi utanç vereci duruma düşürüp Amerikan birliklerinin çekilmesini zorlaştıracağı gibi, teröristler açısından da bir propaganda zaferi olur. 30 Haziran, Irak için tarihi bir gündü. Bugünden itibaren ise Irak kendi geleceğini bizzat tayin edecek.”

İspanyol El Pais gazetesinin aynı konu hakkında ‘sonunun başlangıcı’ başlığıyla yayınladığı yorumda ise şu satırları okuyoruz:

“Çekilme, Amerikan müdahalesinde sonun başlangıcını simgeliyor. Bağdat yönetimi, şeklen de olsa şehirlerin kontrolünü devraldı. Başbakan Nuri El Maliki, bunu, taraftarlarına başarı olarak satmayı başardı. Başbakan, Iraklıların yabancı işgalciler karşısındaki kahramanca direnişinden söz etti. Halbuki Maliki bulunduğu makamı Amerikalılara borçlu. Çekilme, aslında sembolik bir adım. Çoğu Amerikan askeri, şehir dışındaki kamplara nakledildi. Güvenlik tehlikeye girdiği takdirde anında müdahale edebilecek mesafede hazır bekliyorlar.”

Almanya Federal Cumhuriyeti, Anayasa Mahkemesi’nin AB Anayasası’nın yerini alacak olan Lizbon Antlaşması'na şartlı onay vermesi Zürih’te yayımlanan Tages-Anzeiger adlı İsviçre gazetesinin yorum sütunlarına şöyle yansımış:

“Lizbon Antlaşması’yla ilgili karar, her şeyden önce açıklık getirmiş olması bakımından önemli. Anayasa Mahkemesi AB’nin ne olup olmadığına şeffaflık getirirken, ‘AB, federal devlet değil, egemen devletler topluluğudur’ dedi. Aynı zamanda da Maastricht Antlaşması’nı konu alan 1993 tarihli kararından da ileriye giderek, Avrupa Parlamentosu’nun demokratik konumunu daralttı. Karar, AB’yi, Avrupalıların anlayıp benimseyebilmeleri için gerekli hatlara kavuşturması bakımından son derece önemlidir. Ne yazık ki bu açıklığın kazandırılabilmesi için Anayasa Mahkemesi’nin karar alması gerekti. Avrupa’nın önde gelen politikacıları bunu başaramadılar.”

Fransız gazetelerinden Le Monde, Fransa ile Almanya arasındaki işbirliğinin tehlikede olduğu görüşünde:

“Fransa ve Almanya şu günlerde içler acısı durumda. Birbirlerinden uzaklaşıyorlar. Eşlerden birinin sürekli borçlandığı, diğerinin ise cimriliğiyle nam saldığı bir çift, aynı banka hesabını paylaşabilir mi? Fransa ve Almanya, birbirine tamamen zıt ekonomik politikalar uyguluyor. Bu çelişki, ortak para birimi ile uyuşabilir mi? Kısa vadede, şüphesiz. Ama uzun vadede oldukça şüpheli.”

Basın özetlerinde son olarak Die Presse adlı Avusturya gazetesinin Çek Cumhuriyeti’nin AB Konsey Dönem Başkanlığı bilançosuna ayırdığı yorumu sunuyoruz:

“Prag yönetimi, başkanlık programını yarım yamalak yaptı, kriz yönetimi görevini ise tamamen ihmal etti. Aslında, asabileşen Avrupa hükümet başkanlarına duyarlı yönetim göstermesi gerekirdi. Ama ülkedeki iktidar mücadelesi yüzünden Prag yönetimi, tansiyonu daha da yükseltti. Sahne ışıklarının, sadece Fransa, Almanya ve İngiltere gibi Avrupa’nın büyüklerini aydınlatmasının sorumlusu Çek Cumhuriyeti’dir. Hak eşitliğine dayalı ve dönüşümlü Konsey Başkanlığı’nın itibar kaybetmesinin de.”


Derleyen: Ahmet Günaltay

Editör: Murat Çelikkafa