1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

BASIN

01.02.2010 - Alman basınından özetler

Yunanistan’ın aşırı borçlanması yüzünden iflasın eşiğine gelmesi, Kıbrıs ihtilafı, Almanya’da ilahiyat fakülteleri kurma önerisi ve Almanya’daki vergi kaçakçılığı skandalı, Alman gazetelerinden seçtiğimiz yorum konuları.

default

Yunanistan’ın aşırı kamu borçlanması yüzünden iflasın eşiğine gelmesi, Kıbrıs ihtilafı, din adamı yetiştirmek üzere Almanya’da ilahiyat fakülteleri kurma önerisi ve Almanya’daki son vergi kaçakçılığı skandalı, Alman gazetelerinden seçtiğimiz yorum konuları. Süddeutsche Zeitung, ‘Avrupa Para Birliği üyesi Yunanistan’ın iflasına seyirci kalabilir mi?’ sorusunu ortaya attığı yorumda şu satırlara yer veriyor:

“Avrupalılar Yunanistan’ı tabii ki gözden çıkarıp Euro bölgesinin Yunanistan’ın iflasına dayanıp dayanamayacağını denemek isteyebilirler. Ama bu çok riskli bir deney olur ve bütün Avrupa Birliği’ne çok pahalıya mal olabilir. Amerikan yönetimi Lehman Brothers’i kaderine terk ederken, böyle bir şeyin mümkün olduğunu ve dünyanın en büyük yatırım bankasının batmasının bütün dünyaya ders olacağını sanmıştı. Ama bu deney felaketle son buldu. Bütün dünya son seksen yılın en ağır ekonomik krizine sürüklendi, küresel finans sistemi yıkılmanın eşiğine geldi. Sonunda devlet yapmak istemediğini yapıp bankaları kurtarmak zorunda kaldı. Yunanistan batar ve kimse ona yardım elini uzatmazsa bunun zincirleme etkisi, yatırımcıyı Avrupa’nın diğer borçlu ülkeleri olan Portekiz, İrlanda, İspanya ve İtalya’dan kaçırır. Avrupa Birliği’nin büyükleri Yunanistan’daki gelişmeye şimdilik seyirci kalmak istiyorlar ama sonunda bu ortaklarının yardımına koşmak zorunda kalacaklar. Çünkü Yunanistan’ın batmasının maliyetinin, kurtarılmasının yol açacağı maliyetin katbekat üzerinde olacağını onlar da biliyor.”

Basın özetlerine Neue Osnabrücker Zeitung’un Kıbrıs ihtilafını konu alan yorumuyla devam ediyoruz:

“BM barış gücünün devriye gezdiği, tel örgülerle bölünmüş bir başkent. Yabancı turistler için Kıbrıs güneşli bir cennet. Halk grupları içinse, iktidar ve sahip olma mücadelesinin sürdüğü sıcak bir ülke. Kıbrıs’ın bu duruma gelmesinde yabancı devletlerin büyük payı var. İngiltere 1960 yılına kadar halk gruplarını çıkarları doğrultusunda birbirine düşürüp sömürgeci konumunu kurtarmaya çalıştı. Ardından da cunta yönetimleri ezeli düşmanlıklarını adaya taşıdı. Sürgünler, mülkiyet sorunu ve ekonomik durgunluk Kıbrıs’ın kaderi oldu. Toplumların önünde uzun bir yol var. Karşılıklı antipatiyi bir kenara bırakıp birbirleriyle konuşmalı, mevcut sorunlarla devletin müstakbel yapısı için dengeli bir çözüm bulmalılar. Aslında Kıbrıs yabancı nüfuzundan kurtulma şansını yakaladı. AB’ne üye olma arzusu, Türkiye’yi bazı tavizlere zorluyor. Devlet maliyesinin çökmenin eşiğine geldiği Yunanistan da eski gücünden çok şey kaybetti.”

Alman bilim konseyinin, Müslüman din adamlarının yurt dışından getirtilmeyip Almanya’daki üniversitelerde yetiştirilmesi şeklindeki önerisini Südkurier gazetesi şöyle yorumluyor:

“Bu doğru bir adım olur. Rakamlar ortada. Almanya renkli bir toplum oluyor. Müslümanların sayısı artıyor. Bunun yüksek öğrenime de yansıması gerekir. Onların manevi vatana kavuşturulması çok önemlidir. Müslümanların Alman toplumuyla kaynaşmasını isteyen, onların dini eğitimini, Türkiye’de yetiştirilen ve tek kelime Almanca bilmeyen ilahiyatçılara teslim edemez. 'Alman usulü İslam'ı deneme zamanı gelmiştir.”

Financial Times Deutschland gazetesi, vergilendirmediği servetini İsviçre banklarına yatıran zenginlerin isimlerini Alman hükümetine satma girişimine şu yorumu ayırmış:

“İç güdüsü sağlam bir politikacı açısından, maliyenin İsviçre bankalarının bilgilerini içeren listeyi satın alması düşünülemez. Ama bütün tereddütlere rağmen bu yolun denenmesinin uygun olacağını gösteren nedenler de var. Her devlet gibi Alman devleti de sadece yasa çıkarmakla değil ama yasaları uygulamakla da yükümlüdür. Banka verileriyle ilgili işbirliğinde, İsviçre’nin fazla gönüllülük gösterdiği söylenemez. Almanya çalıntı bilgileri satın alırsa, İsviçre’nin direnişinden kaynaklanan çaresizlikten sıyrılıp, bankacılık yasalarına işlerlik kazandırmış olur. Biraz abartacak olursak, Alman maliyesi meşru müdafaa hakkını kullanmış olur.”

© Deutsche Welle Türkçe


Derleyen: Ahmet Günaltay


Editör: Murat Çelikkafa

Konuyla ilgili ses ve video dosyalarımız