1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

EKONOMİ

Şirket kurtarmak devletin görevi mi?

Alman hükümetinin Opel, Hypo Real Estate ve Commerzbank’ı kurtarması tartışma yaratmaya devam ediyor. Devletin piyasa ekonomisine müdahale etmesi doğru mu? Küçük ve orta ölçekli işletmeleri neden kimse düşünmüyor?

default

SPD'li Başbakan Yardımcısı Frank-Walter Steinmeier (solda) önceliği istihdama verirken, Hristiyan Sosyal Birlik Partili (CSU) Ekonomi Bakanı Karl Theodor zu Guttenberg şirketlerin kurtarılmasına tepkili

Metallrollen in Kölleda

Alman ekonomisinin omurgasını teşkil edilen küçük sanayi ve ticaret kuruluşları tek başlarına çabalıyor ve çoğu zaman ayakta kalmayı da başarıyorlar. Almanya’daki sayısız orta ölçekli işletmenin sorumluları büyük tröstlere yardım edilmesini nasıl karşılıyor, bu şirketler ne durumda ve geleceklerini nasıl görüyorlar?

Düsseldorf yakınlarındaki Heuser şirketinin patronu olan Birger Heuser de krizden nasiplerini aldıklarını anlatıyor. Öncelikle yatırım mallarında satış hâsılatı oldukça düşmüş. Işın tedavisinde kullanılan tıbbi araçlar ise krizden etkilenmiyor. Bütün orta ölçekli işletmeler gibi Heuser de ekonomik krizle bizzat başa çıkmak zorunda. Birger Heuser devletten yardım beklemediklerini ifade ediyor ve devletin özel sektöre bu şekilde müdahale etmesini onaylamadığını belirtiyor:

“Şirket küçük olsun, büyük olsun. Devlet yardımlarını tasvip etmiyorum. Çünkü piyasadaki rekabet ortamını bozuyor. Piyasa şartlarına ayak uyduramayan şirketin zor duruma düşüp devletten yardım istemesi, vergi mükellefinden hatasını düzeltmesini istemesinden farksızdır.”

Seçim dönemi vaatleri

Europawahl CDU Plakat

Alman işadamı Heuser, devletin orta ölçekli şirketlere de kesenin ağzını açması durumunda bile yardım istemeyeceklerini ve başlayan genel seçim kampanyasının Alman hükümetinin kararlarını etkilemeye başladığını söylüyor:

“En büyük sorun siyasi ve ekonomik konuların birbirine karıştırılması. Seçim kampanyasında ekonomik konular siyasi önem kazanıyor, çoğunluğun benimseyeceği siyasi kararlarla ekonomi politikası yapmaya kalkışılıyor. Devlet, kamuoyunun en çok ilgisini çeken alanlarda yardım elini uzatıyor. Bir otomobil üreticisine yardım ediyorsa, çalışanları düşündüğünden değil, otomobil Alman kamuoyunda duygusal önem taşıdığı için ediyor.”

Birger Heuser, devlet müdahalesinin krizden ders alınmasına katkıda bulunacağına da ihtimal vermiyor.

Piyasada haksız rekabet

Deutschland Bund bietet 1,39 Euro je Hypo-Real-Estate-Aktie

Yine Düsseldorf yakınlarında bulunan Kocks adlı çelik fabrikasının müdürü Ali Bindenagel de meslektaşının görüşlerine katılıyor:

“Devlet yardımlarını onaylamıyorum. Bu yardımlar piyasada haksız rekabet avantajı yaratır. Orta ölçekli işletme olarak yardım almak istemeyiz. Alsak bile bu yardım şirketin durumunu düzeltmez.”

Ekonomik kriz sonunda orta ölçekli işletmelerde de hissedilmeye başlandı. Ama küçük şirketler uzun vadeli düşündükleri ve kârdan fazla para çekmedikleri için, krize göğüs gerebilecek kadar nakitleri oluyor. Hatta kalifiye eleman sayısını bile arttırıyorlar. Ali Bindenagel asıl sorunun devlet bürokrasisinden ve vergi politikasından kaynaklandığını anlatıyor:

“Elemanımız da çok vergi ödüyor. Ücret zammından elinde bir şey kalmıyor. Soruna buradan neşter vurmak ve zam alan işçinin eline daha fazla net ücret geçmesini sağlamak gerekir. Devlet öncelikle bu konunun üzerine eğilmeli ve değerli elemanın gelir kaygısı yüzünden şansını başka ülkelerde aramasını önlemelidir.”

Klaus Peter Weinert / Çeviren: Ahmet Günaltay

Editör: Ayhan Şimşek