1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Şili'de işkence itirafları

Şili’de yeni bir dönem başlıyor. Pinochet liderliğindeki askeri diktatörlük döneminde bazı deniz subayı ve erlerinin işkence olaylarına bizzat katıldığı iddiaları resmen doğrulandı.

Şili'de resmi ağızlar Pinochet döneminde sistamatik işkence yapıldığını itiraf ediyorlar...

Şili'de resmi ağızlar Pinochet döneminde sistamatik işkence yapıldığını itiraf ediyorlar...

Şili Devlet Başkanı Ricardo Lagos’un hafta başında ”Siyasi baskı ve işkence bir devlet politikasıydı. Şili’nin tarihi gelenekleri ile taban tabana zıt bu davranışı kabullenmemiz düşünülmez” sözleriyle ülkenin Pinochet dönemine ilişkin resmi tarihi bir anlamda yeniden yazılmaya başlıyordu. Çünkü ilk kez resmi bir ağız, yetmiş ve seksenli yıllardaki dikta döneminde yaşanan insan hakları ihlalleri ve işkencelerin münferit olaylar değil, devletin bir politikası olduğunu açıkça itiraf ediyordu.

Lagos aynıca hayatta kalan işkence kurbanlarına tazminat ödeneceğini de belirterek bu insanlık dışı uygulamalar sonucu yaşamını yitiren 3000’den fazla insanın ailelerine de taziyet dileklerinde bulundu. Devlet Başkanı’nın bu tutumu bir anda zincirleme tepkilere zemin hazırladı. En çabuk davranan kara kuvvetleri komutanlığı, 1973 - 1990 arası dikta dönemindeki olayların sorumluluğunu üstlenirken, bu hasta rejimin maşası olmaktan ötürü üzüntü duyulduğunu belirtti.

Deniz kuvvetlerinden de dün bir açıklama geldi ve Pinochet dönemde insan hakları ihlallerinin münferit olaylar değil, bir sistemin eseri olduğu vurgulandı ve Esmeralda adlı savaş gemisinde alıkonulan tutuklulara ağır işkencelerin yapıldığı itiraf etti.

Polis teşkilatı sistematik işkenceyi kabul etmiyor

Carabinieros diye anılan ve Pinochet dönemindeki toplu gösterilerde sergilediği insanlık dışı tutumuyla belleklerde yer eden Şili polis teşkilatı ise bugün lanetlediği işkenceyi o günlerde bir devlet politikası olarak görmeme ısrarını sürdürüyor. Carabinieros, bu utanç verici olaylardan sadece 60 - 70 polis memurunun sorumlu olduğunu savunuyor.

Pinochet döneminde ezilen halkın yanında yer alan Katolik kilisesi ise artık barışmak zamanının geldiğine işaret ediyor, ancak eski suçluların cezalandırılması gerektiğini gündeme getirmiyor. 89 yaşındaki Pinochet’ten yaptıklarından dolayı pişmanlık duyduğunu söylemesini bekleyen kilisenin tavrını Şili Genelkurmay Başkanı Emilio Cheyre de paylaşıyor. ”Bu konuda bizim benimsediğimiz çizgi Devlet Başkanı’mız tarafından da paylaşılıyor” diyen Cheyre ”Geleceğe güvenle bakabilmemiz için geçmişin gerçeklerini kabul etmemiz ve çabalarımızı barışmak yolunda yoğunlaştırmalıyız” diye sürdürüyor sözlerini.

Şili hükümetin politikası şimdilik Pinochet döneminin suçlarını tazmin etmek, eski işkencecilerle barışmak ve onları cezalandırmamak olarak özetlenebilir. Bu durumda işkence raporunun hazırlanması sürecinde ele geçirilen, işkenceciler ve kurbanlarına ait isimlerin 50 yıl gizli tutulması kararının gerekçesi daha iyi anlaşılıyor.

DW TÜRKÇE'Yİ TAKİP EDİN