1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Şiddetin zirve noktası

Bombay’deki saldırılar Dekkan Mücahitleri tarafından üstlenildi. Uzmanlar, saldırıların şiddeti, düzenleniş şekli, hazırlama ve lojistik sürecinin, Hintli örgütün El Kaide bağlantısını güçlendirdiğine dikkat çekiyorlar.

default

Ne yapabiliriz? Kendimizi nasıl koruyabiliriz? Bu soru Hindistan’da Bombay saldırısı öncesinde de soruluyordu. Hindistan’da terör genelde İslamcı ya da ayrılıkçı nitelik taşıyor. 1947’de devletin kuruluşundan bu yana çeşitli azınlıklar aşırı güçlü devlete karşı hoşnutsuzluklarının ifadesi olarak teröre başvuruyor. Ancak Bombay’deki saldırı kapsam ve zalimlik derecesi açısından şiddetin zirve noktası olarak görülebilir.

İslamcı terörün yeni bir kolu

Temmuz ayında Ahmedabad ve Bengalor’da ve Eylül’de başkent Yeni Delhi’de düzenlenen saldırıların arkasında Hint Mücahitleri örgütünün bulunduğuna dair çok sayıda işaret oluştu. Bombay’deki saldırıları ise şu ana kadar adı duyulmamış Dekkan Mücahitleri üstlendi. Bombayli terör uzmanı Profesör Ram Puniyani, Dekkan Mücahitleri’nin İslamcı terörün yeni bir kolu olduğu değerlendirmesinde bulunuyor: “Her saldırı sonrasında bu tür örgütler ortaya çıkar. Bu örgüt, Dekkan Mücahitleri, şimdiye kadar tanınmıyordu. Daha önce ‘Hint Mücahitleri’ diye bir örgütün adı geçiyordu. Hareket tarzları ile ilgili bir şey söylemek zor. Arka planlarıyla ilgili çok az şey biliniyor. Ama büyük faal bir terör örgütüyle bağlantılı oldukları düşünülebilir.”

Dekkan Mücahitleri'nin, Hint Mücahitleri'nin bir kolu olduğu ya da bağlantıda bir örgüt olduğu tahmin ediliyor. Hint Mücahitleri, yasaklanan Hindistan İslami Öğrenciler Hareketi’nden doğan, 2008 yılında kurulmuş radikal İslamcı bir örgüt. Hindistan İslami Öğrenciler Hareketi Şebekesi bugün hala ülke çapında çok sayıda İslamcı terör grubunu koordine eden ve saldırıları organize eden bir çatı konumunda.

İkinci nesil teröristler

Hint Mücahitleri de Hindistan İslami Öğrenciler Hareketi de, Batı’da Taliban’a ideolojik yakınlığıyla tanınan Deoband ekolüne bağlı. Hint hükümeti bu iki grubun El Kaide ile bağlantılı olmasından endişe ediyor. Hindistan’daki saldırıların şiddeti, düzenleniş şekli, hazırlama ve lojistik süreci bu kuşkuyu güçlendiriyor. Saldırıların boyutu, Hindistan’daki radikal İslamcı örgütlerin yurtdışından destek almadan tek başlarına büyük eylemler gerçekleştirebildiklerini göstermesi açısından da dikkat çekici. Örgütlerin eski yönetim kadroları hala komşu Pakistan, Afganistan ya da Bangladeş’teki teröristlerle yakın temas halinde bulunsa da, yeni nesil, Almanya ve İngiltere’de olduğu gibi, topluma entegre olmuş genç radikallerden oluşuyor. Dizüstü bilgisayarları kullanan, traşlı, iyi eğitimli bu ikinci nesil teröristler Hindistan’da 137 milyon kişilik Müslüman azınlık içinde dikkat çekmeden yaşayabiliyor.

Bombay saldırısı Hint güvenlik birimleri için de beklenmedik bir darbe oldu. Bengalor, Ahmedabad ve Yeni Delhi saldırılarının arkasındaki isim olan Müftü Ebu Beşir’in yakalanmasının ardından teröristlerin lojistik temelinin yok edildiği düşünülüyordu.