1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

ALMANYA

Üst kurulda ilk Müslüman temsilci

Güneybatı Alman Radyo Televizyon Kurumu (SWR), Almanya’da yayın denetleme üst kurulunda bir Müslüman temsilciye yer veren ilk kamu radyo-televizyon kurumu olacak.

Almanya'da resmî yayın kuruluşları, radyo-televizyon kurullarınca denetleniyor. Bu sayede, yayın kuruluşlarının Nazi dönemindeki gibi propaganda amacıyla kullanılmasının önlenmesi amaçlanıyor. Konsey üyeleri, enformasyon özgürlüğü ve düşünce çeşitliliğinin korunup korunmadığını kontrol ediyor. Bu amaçla, radyo televizyon kurullarında, her grup ve yaştan temsilcilere yer veriliyor. Güneybatı Alman Radyo Televizyon Kurumu’nun yayın denetleme üst kurulu, radyo-televizyon vergileriyle finanse edilen ARD içindeki en büyük birlik. 

Stuttgart eyalet yönetimi, şimdi yapılan bir yasa değişikliğiyle çevre birliklerini de güçlendirmek istiyor. Ancak gelecekte bağımsız kilise ve sürgündekiler birliği ise üst kuruldaki temsil haklarını kaybedecek. Bu arada, ilk kez bir Müslüman temsilci de görev alacak. İran doğumlu Yeşiller Partili Müslüman milletvekili Omid Nouripour, kararı akıllıca buluyor: “Bu akıllıca bir karar. Vergi gelirleriyle finanse edilen bir yayın kurumunun yayın denetleme üst kurulu, mümkün olduğunca daha fazla bakış açısının işin içine dâhil olmasına katkıda bulunmalıdır.“

Omid Nouripour

Omid Nouripour

Ancak Nouripour, 74 üyeli kurulda bazılarının nüfuzunun sınırlı olduğunu düşünüyor ve ekliyor: “Müslümanlar, çok sayıda farklı milliyet ve akımlar dolayısıyla heterojen bir grup görünümü sergilese de görüşlerine kulak verilmesi önemli. Diğer yayın kuruluşlarının da Müslümanlara katılım fırsatı vermesini umuyorum. Tek bir ses, haberin verilmesi konusundaki denge söz konusu olduğunda, önemli olabilir.“

Uydu antenleri

Medya araştırma enstitüsü Media Tenor’un 2008 yılında yayınlanan bir araştırmasına göre, göçmenler medyada daha ziyade suçlu ya da siyasi suçların kurbanı olarak yer buluyor. Ayrıca yabancıların çoğunlukta yaşadığı yerlerde çatılardaki uydu antenler de bu kişilerin memleketlerinin yayın kuruluşlarını takip ettiğinin bir sembolü olarak görülüyordu.

Almanya’ya ilk göç dalgasının başladığı 60 yıldan sonra, yetkililer, göçmen kökenli kişilerin sunumunda bir düzeltme yapılması ihtiyacının bilincine vardı. Bu değişiklikte ekonomik çıkarlar da etkiliydi tabii ki. Yaklaşık 16 milyon göçmen kökenli insan, reklamlar için de potansiyel birer müşteri.

2007'deki ulusal entegrasyon planı kapsamında, medya da entegrasyon konusunda önemler almaya yükümlü kılındı. Örneğin Batı Alman Radyo Televizyon Kurumu (WDR), her beş yeni çalışandan birinin göçmen kökenli ailelerden geldiğine atıfta bulunuyor. Omid Nouripour da yayın kuruluşlarının giderek artan oranda göçmen kökenli çalışanlara, sunuculara görev verdiğini belirtiyor.

Prof. Karl-Heinz Meier-Braun

SWR international Prof. Karl-Heinz Meier-Braun

"Cuma Sohbetleri" programı

Bu önlemler etkisini de gösteriyor. Yapılan araştırmalara göre, göçmenlerin yüzde 76’sı Almanca programlara ilgi gösteriyor. Yüzde 45’i ise ana dillerindeki programları da izliyor. Grimme Enstitüsü’nün verilerine göre, yaşlı göçmenlerin çok küçük bir azınlığı sadece ana dillerindeki programları izliyor.

Bu arada Müslümanlara yönelik programlar da yapılıyor. Güneybatı Alman Radyo Televizyon Kurumu, internet radyosu "SWR cont.ra" aracılığıyla Cuma Sohbetleri adında bir program yayınlıyor. Burada Müslümanlar ayda bir kez inançları hakkında konuşma fırsatı buluyor. Ancak program yayına girene kadar epey bir tepki gelmiş. SWR International’ın entegrasyon özel temsilcisi Karl-Heinz Meier-Braun, yaşananları, "En başta büyük bir tepki vardı ancak vatandaşlardan değil politika dünyasından. Hatta İslami yayın kuruluşu olmakla itham edildik. Ancak program yayınlandıktan sonra, her kesimden övgü aldık. Ve Cuma Sohbetleri şimdi entegrasyon konusunda öncü bir girişim olarak değerlendiriliyor" şeklinde özetliyor.

©Deutsche Welle Türkçe

Karin Jäger / Çeviri: Başak Sezen

Editör: Ahmet Günaltay