1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

EKONOMİ

Çin’in Afrika’daki gölgesi büyüyor

Batı, Çin’in Afrika kıtasındaki nüfuzunu arttırmasını endişeli gözlerle izliyor. Pekin yönetimi, kara kıtadaki enerji, hammadde ve siyasi destek gibi çıkarlarını attığı yeni adımlarla geliştiriyor.

default

Çin 1990’lı yılların ortalarında Afrika’daki angajmanını arttırmaya başladı. Bu büyük Asya ülkesi artık Afrika’nın hemen hemen bütün ülkelerinde varlık gösteriyor. Pekin yönetiminin bu kıtadaki çıkarlarının öncelikle ekonomik olduğunu belirten Leipzig Üniversitesi öğretim üyesi Profesör Helmut Asche, Çin’in aynı zamanda yeni pazarlar arayışında da olduğunu hatırlatıyor:

“Çin’in Afrika’daki çıkarları iki yönlü. Çin Afrika’da sadece, sık sık söylendiği gibi petrol, bakır, alüminyum, vs. gibi hammadde aramıyor. Çin’in tabii ki hammaddeye ihtiyacı var. Çin bir anlamda bütün dünyanın imalathanesi. Bu tabii hammaddesiz olmaz. Bunda bizim Çin mallarına olan talebimiz de dolaylı rol oynuyor. Ama Çin Afrika’yı aynı zamanda mallarını satabileceği bir pazar olarak da görüyor.”


Ticaret hacmi 10 kat büyüdü

Çin Afrika ülkelerine öncelikle ucuz tekstil ürünleri ile elektronik alet ihraç ediyor. Çin şirketleri Afrika’da yollar, demiryolları ve hava limanları inşa ediyor. Afrika ile Çin arasındaki ticaret hacmi 2004 – 2008 yılları arasında on katına çıktı.

Çin’in bu kıtada somut siyasi çıkarlarının olduğu da malum. Çin süper gücü, Birleşmiş Milletler gibi uluslararası kuruluşlarda müttefik kazanmaya çalışıyor. Pekin yönetimi her fırsatta, 19. yüzyıl sömürgeciliğinin ortak kurbanı olduklarını hatırlatıyor. Berlin’deki Bilim ve Siyaset Vakfı’ndan Denis Tull, Çin’in demokrasi ve insan hakları gibi konuları ise Afrikalı ortaklarıyla konuşmadığına dikkat çekiyor:

“Bu durum otoriter Afrika hükümetlerinin işine geliyor. Afrikalı liderler, ülkelerine yardım yapan batılı ülkelerin siyasi iyileşme baskılarını böylece dengeliyorlar.”

Dikta rejimleriyle işbirliği

Çin’in Afrika angajmanına yöneltilen eleştirilerin başında, dikta yönetimleriyle işbirliği yapması geliyor. Sudan ve Zimbabve gibi ülkeler Çin’in Afrika’daki ortakları arasında. Ekim ayı ortalarında Çin ile Gine arasında 7 milyar Dolar’lık hammadde sözleşmesi imzalanmadan birkaç hafta önce bu batı Afrika ülkesinin yönetimi başkentteki bir gösteriyi kanla bastırmıştı. Bilim ve Siyaset Vakfı uzmanı Tull, böyle ülkelerle işbirliği yaptığı için Çin’in eleştirilmesi gerektiğini söylüyor:

“Çin yönetiminin uluslararası itibarına giderek daha fazla önem verdiği ve Batı’dan olduğu kadar Afrika’dan gelen eleştiriler karşısında da artık kayıtsız kalmadığı kanaatindeyim.”

Profesör Helmut Asche de dünya politikasının ilgi odağı olmaya başlayan Afrika ülkelerinin ekonomik ve siyasi işbirliği tercihlerinde daha serbest davranabildiğini ve Batı’nın kıta üzerindeki nüfuzunun tehlikeye girebileceğini belirtiyor:


“Batı, Çin, Hindistan ve Brezilya gibi hızla büyüyen ülkelerin Afrika’nın önemli ortakları arasına girmesinin yol açabileceği gelişmeleri hâlâ fark edememişe benziyor.”

© Deutsche Welle Türkçe

Christoph Ricking / Çeviri: Ahmet Günaltay

Editör: Meltem Karagöz