1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

DÜNYA

Çin yönetiminde Tayvan sıkıntısı

Kuzey Kore’nin nükleer programı nedeniyle gergin günler geçiren Çin, bağımsız olmak isteyen Tayvan’da yapılan protesto gösterileri nedeniyle de sıkıntılı günler geçiriyor.

Tayvan'da cumartesi günü yaklaşık 2 milyon Tayvanlı gösteri yaptı

Tayvan'da cumartesi günü yaklaşık 2 milyon Tayvanlı gösteri yaptı

Kuzey Kore’nin nükleer programları yüzünden gergin günler geçiren Çin’in tek sorunu bu değil. Çin’den tamamen ayrılarak bağımsız olmak isteyen Tayvan’da geçtiğimiz cumartesi günü yapılan Çin’i protesto gösterileri Pekin yönetiminin canını sıkıyor.

Kuzey Kore’nin nükleer programlarıyla ilgili olarak Çin’in başkenti Pekin’de yapılan görüşmeler sonrasında katılımcılar farklı açıklamalarda bulundular. Bazıları görüşmelerin başarılı geçtiğini söylerken, bazıları ise görüş ayrılıklarının arttığına dikkat çekiyordu. Ancak toplantıya katılan altı ülkenin temsilcilerinin üzerinde uzlaşma sağladığı konu Kuzey Kore’nin nükleer programları konusundaki müzakerelerin kesinlikle sürdürülmesi gerektiğiydi.

ABD görüşmelerde Kuzey Kore’den nükleer programlarını tamamen ortadan kaldırmasını ve bu konudaki faaliyetlerini denetlenebilir hale getirmesini isterken, Kuzey Kore yönetimi bunun karşılığında Washington’un kendisine güvenlik konusunda garanti vermesini ve mali olarak ülkeye destek sunmasını talep etti. Altı ülkenin temsilcileri sonuçta nükleer programlar konusunda faaliyetlerde bulunacak bir çalışma grubunun oluşturulması konusunda uzlaşma sağladı.

Tayvanlılar bağımsızlık istiyor

Kuzey Kore görüşmeleri yüzünden haftalardır telaş yaşayan Pekin yönetimini şu günlerde meşgul eden bir başka önemli sorun daha var. Çin’den ayrılarak tamamen bağımsız bir ülke olma yolunda ilerleyen Tayvan. İki milyon Tayvanlı geçen cumartesi günü Çin’in ülkelerine 500 kısa menzilli füzeyi yönlendirmesini protesto etti.

Gösteride, Tayvanlılar bağımsızlık sloganları da attılar. Devlet Başkanı Chen Shui-Bian’ın da aralarında bulunduğu göstericilerin oluşturduğu 500 kilometre uzunluğundaki zincir, Tayvan’ın kendisinden ayrılmasına şiddetle karşı çıkan Çin’e karşı yeni bir başkaldırıydı.

Tayvan ve Çin arasında uçurum büyüyor

Tayvan resmi olarak Çin Halk Cumhuriyeti topraklarına dahil. Bu durum, 1949 yılına yani Çin’deki iç savaşın sonlarına dayanıyor. Çinli komünistlerin kazandığı iç savaşın bir sonucu olarak, Kuomintang savaşçıları Tayvan’a kaçtılar ve Çin’in yasal hükümeti olduklarını iddia etmeye devam ettiler. Onları diplomatik açıdan kimse dikkate almadı. Kuomintang savaşçılarının amacı günün birinde komünistleri Çin’den sürmek ve yeni bir yönetim kurmaktı.

Bu yönetime Tayvan’ı da dahil etmek istiyorlardı. Ancak Kuomintang’dan sonraki yöneticiler, Tayvan’la ilgili planlar konusunda aynı fikri paylaşmıyordu. Tayvan artık Çin’in bir parçası olmak yerine, bağımsız bir ülke olmak istiyor. Tayvan’ın Çin’den ayrılmasının üzerinden 50 yıl geçmesine rağmen, iki ülke arasında ekonomik ilişkiler hala iyi. Ancak politik açıdan Çin ile Tayvan arasındaki uçurum gittikçe büyüyor.

20 Mart’ta seçim

Tayvan’da 20 Mart’ta yapılacak seçimlerde yeni devlet başkanının belirlenmesinin yanı sıra iki önemli konu daha halkın oyuna sunulacak. Tayvanlılar referandumda ülkelerine yöneltilen 500 kısa menzillli füze ile Çin’le ilişkilerin askıya alınması konuları hakkında da görüş bildirecek. Tayvan’ın planlarına karşı olan Pekin yönetiminin buna karşı nasıl bir yol izleyeceği ise henüz bilinmiyor.