1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

ALMANYA

Çin istihbaratının “meslek dışı” casusları

Çin’in artan ekonomik gücüyle birlikte, casusluk iddiaları da yoğunluk kazanıyor. Almanya’da üniversite eğitimi gören ya da bilim insanı sıfatıyla araştırma departmanlarında çalışan Çinliler, istihbarat mı topluyor?

default

Sanayi ve ekonomi casusluğuna karşı koymaya çalışan Alman iç istihbarat örgütü Anayasayı Koruma Dairesi bir anda tartışmaların odağı haline geldi. Çin medyası, Almanya’da yaşayan 30 bin Çinli öğrenci ve bilim insanına “casus şüphesiyle bakıldığı” iddialarını ortaya attı. Alman yetkililerden yanıt gecikmedi.

Siber casusluk uyarıları

Çin kaynaklı “sanayi ve ekonomi casusluğu” iddiaları Alman basınında gündemden düşmek bilmiyor. Almanya'nın önde gelen ekonomi gazetelerinden Handelsblatt, Alman şirketleri için tehlikenin giderek büyüdüğü uyarısında bulundu. Gazete uyarısına kaynak olarak, Alman güvenlik ve istihbarat birimlerinin son değerlendirmelerini gösterdi.

Handelsblatt’ın bu uyarısı bir ilk değildi ama bu kez büyük yankı uyandırdı ve haber, Çin'in Global Times gazetesinde geniş yer buldu. Ancak farklı bir yaklaşımla. Haldelsblatt’tan alıntılar yapan Global Times, Alman iç istihbarat örgütünden açıklamalara atıfta bulunarak, ülkede yaşayan 30 binli Çinli öğrenci ve bilim insanının “casusluk şüphesi” altında bırakıldığını öne sürdü.

Çin Halk Cumhuriyeti istihbaratının, yurtdışındaki Çinli öğrenci, bilim insanı ve kalifiye çalışanları, “amatör-casus” olarak görevlendirdiği haberleri, daha önce de basında sık sık yer almıştı. Ancak bu konuda, Alman iç istihbarat örgütü Anayasayı Koruma Dairesi'nin açıklaması aslında şöyleydi: „ Almanya'daki yabancı üniversite öğrencileri arasında en büyük grubu Çin kökenliler oluşturuyor. Ayrıca birçok firmada ve araştırma bölümlerinde Çinli bilim insanı ve stajyerler görev yapıyor. Bazıları tarafından “meslek dışı” casuslar olarak adlandırılanların çoğu, anavatanlarına karşı kendilerini sorumlu hissediyor ancak istihbarat teşkilatları tarafından kullanılıyor. Ancak şunu özellikle belirtmek isterim, Almanya'daki yaklaşık 30 bin kişiye yönelik böyle genel bir şüphe kesinlikle söz konusu değil.''

Rakamlar spekülasyon

Almanya'da aslında yaklaşık 80 bin Çin Halk Cumhuriyeti vatandaşı yaşıyor. Bunların sadece 30 binini, öğrenci, bilim adamı ve kalifiye çalışanlar oluşturuyor.

Federal Anayasayı Koruma Dairesi, Çin istihbarat örgütünün, yüksek nitelikli bazı Çinli çalışanlarla bağlantı kurduğunu düşünüyor. Ama bu konuda herhangi bir rakam belirtmiyor. Yani basında yer alan rakamlar aslında bir spekülasyondan ibaret.

Asıl tehlikeli casuslar

Federal Enformasyon Teknolojileri Güvenliği Dairesi Sözcüsü Matthias Gärtner, sanayi ve ekonomi casusluğu konusunda asıl tehlikenin siber ortamda olduğu görüşünde: „ İster internet üzerinden, ister bazı tehlikeli bilgisayar programları sayesinde olsun, siber casusluk eğilimi çok yüksek. Özellikle son yıllarda bu durumun giderek arttığını söyleyebilirim. Tabii bu, bütün sektörlerdeki teknolojik gelişmeler ve bilişim teknolojisinin sürekli ilerlemesiyle de yakından bağlantılı.''

Aslında birçok işletme, bilgisayarlarındaki verilerine ulaşıldığından habersiz. Çünkü siber casusluk, gelişen teknolojiyle giderek kusursuzlaşıyor. Federal Anayasayı Koruma Dairesi'nin 2008 yılı raporuna göre, siber casusluk alanında özellikle Çin ve Rus istihbarat örgütleri son derece aktif. Bunun bir nedeni de, bu ülkelerdeki ekonomik yapı. İşletmelerin büyük çoğunluğunun devlet kontrolünde olduğu bu ülkelerde, bilgi akışı da devletin denetiminde bulunuyor. İstihbarat örgütlerinin “sanayi ve ekonomi casusluğu” ise bu ülkelerin bilgi teknolojilerinin en ucuz şekilde temin etmesini sağlıyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Christoph Ricking / Çeviren: Başak Demir

Editör: Ayhan Şimşek