1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

EKONOMİ

Çin, ekonomik krizi aşma yolunda

Çin Halk Cumhuriyeti de küresel ekonomik ve mali krizden 20 milyona ulaşan işsizlik rakamları ile nasibini aldı. Ancak diğer ülkelerin aksine krize rağmen Çin'de bir yandan da ekonomik büyüme devam ediyor.

default

Çin İstatistik Enstitüsü'nün ekonomiyle ilgili verdiği umut dolu rakamlar uzmanları bile şaşkınlığa uğratıyor. Çin ekonomisi yılın ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 7,9'luk büyüme söz konusu. Bu yılın ilk çeyreğine kıyasla yüzde 1,8 artış anlamına geliyor. Uluslararası Para Fonu ve Dünya Bankası da kısa bir süre önce Çin'le ilgili 2009 büyüme tahminlerini yukarıya çekmişti. Çin'in hedefi ise bu oranı yüzde 8'in üzerine çıkarmak.

Ancak Çin İstatistik Enstitüsü yetkilisi Li Xiaochao ise yine de temkinin elden bırakılmaması için uyarıyor: "Mali kriz yüzünden büyük oranda yeni istihdam alanlarına ihtiyaç duyduğumuzu görüyoruz. Ekonomimiz her ne kadar toparlamaya başlamış da olsa, istihdam açığını kapatmadan önce daha yapılacak çok şey var. Eskiden olduğu gibi hala büyük bir baskı hissediyoruz."

Sosyal ağlara destek gerekiyor

Özellikle ülkenin batısında tablo, büyüme rakamları kadar umut verici değil. Sayıları iki milyonu bulan kişi, buradan iş bulabilmek için ülkenin diğer bölgelerine doğru yollara düştü. Diğer yandan İstatistik Enstitüsü'nün verilerine göre sanayi alanındaki üretim yüzde 11 oranında arttı. Çoğu devlete ait olan bankaların kredi hacmi de geçtiğimiz yılın iki katına çıktı.

İstatistik uzmanı Li, bu kredilerin Çin'de neredeyse hiç bulunmayan sosyal ağları geliştirmek için kullanıldığını belirtiyor. Şangaylı ekonomist Tom Doctoroff, yaşlılık ve hastalık nedeniyle yoksullaşmanın Çin'deki en büyük korku olduğuna dikkat çekiyor. Doctoroff, "Bu tür reformları yapmak çok zordur. Çin Hükümeti'nin krizle ilgili konjonktür programlarına bakıldığında da başlıca noktaların altyapı, demiryolları ve inşaat projeleri olduğu görülüyor. Hizmet sektörü veya küçük firmalara sermaye sağlamaya yönelik planlanan bir şey yok. Çin, aslında ekonomide yatırım ve ihracattan tüketime doğru uzun vadeli bir değişimin başlangıcında bulunuyor." şeklinde konuşuyor.

Hava gayet iyimser

Burada akla gelen soru ise ekonominin motoru ihracattaki küçülmeyi durdurmaya hükümetin konjonktür programının yetip yetmeyeceği. Temmuz ayında ihracattaki gerileme her ne kadar yavaşlamış olsa da 2008 haziranına oranla ihracatta yüzde 21’lik bir gerileme söz konusu. Ancak Çin’deki Alman Ticaret Odası üyelerinde iyimser bir hava hâkim.

Siemens’in Çin Şubesi'nin başkanı Richard Hausmann yaşanan durumu "Genel anlamda oldukça memnunum. Şu anda sadece ihracatla bağlantılı konular biraz ağır işliyor. Örneğin pek tabii ki çok az yeni fabrika inşa ediliyor. Diğer yandan ilaç teknolojisinde işler çok iyi gidiyor.

Mesela bu yapılanma projesinin ilk meyveleri ortaya çıktı ve Pekin'de 300 kilometrelik bir metro hattı inşa edildi. Burada da çok iyi imkânlar olduğunu tahmin ediyoruz." sözleriyle açıklıyor.

Sözleri artık eylem izlemeli

Avrupa Ticaret Odası, son raporunda Çin'le ilgili olarak, kriz döneminde Çin'de ekonomik alanda milliyetçi bir tutumun öne çıktığı eleştirisine yer veriyor. Avrupa Ticaret Odası'nın Çin'deki temsilciliğinin başkanı Jörg Wuttke şöyle diyor: "Çin bizim için şu anda krizden öncekinden daha büyük bir öneme sahip. Çünkü büyüme bizdekinden çok daha farklı şekilleniyor. Diğer bir noktaysa, aslında bu sürece daha fazla katılmak istiyoruz, ancak bu konuda bazı zorluklar söz konusu. Almanya Başbakanı Angela Merkel'in Çin lideri Wen Jiabao'ya yaptığı çağrı çok işe yaradı. Lider Wen, bunun ardından çok sert bir açıklama yaptı. Çin'deki Alman veya Avrupa yatırımları Çin ürünleri olarak görülüyor. Ancak Avrupa endüstrisi şimdiye kadar çok fazla söz duydu. Artık sözleri eylemlerin takip etmesinin zamanıdır."

Astrid Freyeisen / Çeviren: Banu Ertek



Editör: Hülya Köylü