1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

YAŞAM

Çernobil unutulmadı

1986 yılında 25 Nisan’ı 26’sına bağlayan gece nükleer enerji tesislerinde yaşanabilecek en büyük kaza Çernobil’de yaşandı. 50 kişinin kaza anında, 3 bin kişinin ise radyasyon etkisi ile ölümüne neden olan kaza, pek çok Avrupa ve Asya ülkesinde izler bıraktı.

Kaza sonrası bölgeye yüzbinlerce genç gönderilmişti

Kaza sonrası bölgeye yüzbinlerce genç gönderilmişti

Kiev’in kuzeyindeki Gomel kasabasında, radyasyonun ortaya çıktığı bir kazadan sonra nasıl yaşanabileceğinin canlı deneyi yaşanıyor denilebilir. Çernobil tesislerindeki patlamada ortaya çıkan radyasyon yüklü bulutlar kuzeye doğru sürüklenip yükünü Gomel kasabasına bıraktıktan birkaç gün sonra çocukların ve yetişkinlerin vücudunda yoğunlaşan zehir hala tümör hastalıklarına yol açıyor. Bu daha sonraki günlerde yağışların devam ettiği Karadeniz’in güneyi ve Avrupa’nın doğusu için de geçerli. Hatta Almanya’nın Bavyera eyaletinde hala ormandan mantar toplayıp yemek yasak.

Çernobil kazasından sonraki hafta boyunca ortaya çıkan radyoaktif bulutun nereye sürükleneceği endişe ile beklenmişti. Nitekim ilk radyoaktif bulut yükünü Polonya ve İskandinavy’da bırakmış, ikincisi Slovakya, Çek Cumhuriyeti, Avusturya, Almanya, Fransa ve hatta İngiltere’yi etkisi altına almış, üçüncüsü de Romanya, Blugaristan, Yunanistan ve Türkiye’ye yağış getirmişti.

Toprak zehirlendi

Çernobil reaktörünün hemen çevresinde, üç kilometrelik daire içinde yaşayan 50 bin kişi kazadan 36 saat, 30 kilometre sınırındaki 65 bin kişi ise bir hafta sonra tahliye edilmişti. Daha sonra radyasyonlu bölgelerin sayısı arttıkça tahliye edilenlerin sayısı da arttı. Ukrayna’da Çernobil reaktörünün çevresindeki yaklaşık 150 bin kilometrekare toprak zehirlenmişti.

Şimdiye kadar yaşanan en büyük nükleer kaza olması nedeniyle Çernobil felaketinin etkileri hem resmi hem de sivil toplum kuruluşları tarafından dikkatle izleniyor. Geçen yıl BM uzmanlarınca hazırlanan bir raporda, Çernobil felaketinin sonuçlarının abartıldığı ve ölü sayısının 4 bin’i aşmadığı öne sürüldü. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, Dünya Sağlık Örgütü, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı, Gıda ve Tarım Örgütü, Birleşmiş Milletler Çevre Programı, Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi, Birleşmiş Milletler Radyasyonun Etkileri Komitesi ve Dünya Bankası olmak üzere BM'in 8 uzman ajansı ve Belarus, Rusya ve Ukrayna Hükümetlerinden oluşan forumun hazırladığı rapora göre, Çernobil santralındaki patlama bugüne dek 47'si kurtarma görevlisi ve dokuzu çocuk 56 kişinin doğrudan ölümüne neden oldu.

Kanserden binlerce kişi öldü

Nükleer Savaşa Karşı Doktorlar Birliği Çernobil’in 20. yıldönümü vesilesi ile yaptığı toplantıda, BM ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansının raporlarında tahrifat olduğunu söyledi. Nükleer Savaşa Karşı Doktorlar Birliği Başkanı Angelika Clausen:
“Bu rakamlar manipüle edilmiş. Hatta Dünya Sağlık Örgütü ile Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu rakamlarının birbiri ile çeliştiğini söyleyebilirim. Geçen yıl Viyana’da yapılan konferansta, 50 kişinin hemen öldüğü, 4 bin kişinin de radyasyonun etkisi ile öleceği söylenmişti. Ama söz konusu araştırmanın basın açıklamasını okursanız, 9 bin kişiden, araştırmanın içinde ise 10 ile 22 bin kişinin karserden öleceğinden söz ediliyor.”

Onbinler etkilendi

Angelika Clausen, Çernobil kazasının yol açtığı ölümleri kesin olarak saptamanın mümkün olmadığını söylüyor. Kazanın ilk günlerinde bölgeye gönderilen ve sayıları 600 bin ila 1 milyon arasında değişen genç işçi, itfaiyeci ve askerler dört yıl boyunca yüksek radyasyona maruz kalarak çalıştı. Bunların 50 ila 100 bininin öldüğü sanılıyor. Rusya, Ukrayna ve Belarus Cumhuriyeti’nden yapılan resmi açıklamalarda da ilk temizleme çalışmalarını yapanların yüzde doksanının hastalandığı kabul ediliyor. Ama tek etkilenenler bölgedeki temizlik çalışmalarını yapanlar değil. Çernobil’in doğrudan etkilediği üç ülkede, Rusya, Ukrayna ve Belarus’da kanser hastalarının sayısı da sıçrama gösterdi.

Nükleer Savaşa Karşı Doktorlar Örgütü Başkanı Angelika Clausen kazanın uzun süreli etkilerinin şimdi ortaya çıkacağını söylüyor.:
“Kanser hastalıklarının gelişmesi 15-20 yıl sürüyor. Bu da Çernobil’den etkilenenlerde kanser hastalıklarının şimdi ortaya çıkacağını gösteriyor. Nitekim Ukrayna ve Belarus Cumhuriyeti’nde yayınlanan yeni araştırmalar kadınlarda göğüs kanserinin arttığını gösteriyor. Çocuklarda lenf bezleri kanseri ise çok daha önceden, 1990’dan itibaren ortaya çıktı. Beş yaşına kadar olan 50 bin çocuğun lenf bezleri kanserine yakalanacağını tahmin ediyoruz, diğer yaş grupları ile birlikte bu sayı yüzbini bulacak.”

Bebek ölümlerinde artış

Çernobil kazasından sonra sadece doğrudan etkilenen üç ülkede değil, Avrupa’da da bebek ölümleri arttı. Araştırmalar Avrupa’da Çernobile bağlı bebek ölümlerinin beş bini bulduğunu gösteriyor. Sakatlıklar ise Çernobil kazasından hemen sonra bol yağış alan Almanya’nın Bavyera eyaletinde 3-5 bin, Avrupa’nın tamamında ise 10 bin olarak veriliyor.

Belarus, Rusya ve Ukrayna'nın kaza nedeniyle radyoaktif kirlenmeye maruz kalan bölgelerinde şu anda beş milyon kişinin yaşadığı tahmin ediliyor. Bunların 100.000 kadarı resmen "sıkı kontrol" altında. Ancak yayınlanan resmi raporlarda söz konusu bölgedeki ölümlerin radyasyondan çok yoksulluktan meydana geldiğinin bildirilmesi çevre ve insan hakları örgütleri tarafından skandal olarak nitelendiriliyor.

Doğaya verilen tahribat

Kazadan sadece insanlar değil doğa da etkilendi. Radyasyon bulutlarının yağmura dönüştüğü her yerde bitki ve hayvanlar yüksek dozda radyoaktif sezyuma maruz kaldılar Örneğin Finlandiya, Norveç, Rusya ve İsveç'te rengeyiği etinde yüksek radyoaktif kirlenme mevcut. Geçenlerde kazadan 20 yıl sonra 24 bin kilometre uzaklıktaki İngiltere’de bile Çernobil faciasının etkilerinin hala sürdüğü açıklandı. Bu açıklamalar, Çernobil kazasının yıldönümünde, nükleer enerjiyi alternatif olarak görenlerin tekrar ve tekrar düşünmesi için iyi bir fırsat.

  • Tarih 25.04.2006
  • Hazırlayan Derleyen: Ayşe Tekin
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AaPB
  • Tarih 25.04.2006
  • Hazırlayan Derleyen: Ayşe Tekin
  • Yazdır Bu sayfayı yazdır
  • Kısa link http://p.dw.com/p/AaPB