1. Inhalt
  2. Navigation
  3. Weitere Inhalte
  4. Metanavigation
  5. Suche
  6. Choose from 30 Languages

AVRUPA

Çek Cumhuriyeti’nden Lizbon Antlaşması'na yeşil ışık

Çek Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi, Avrupa Birliği'nin Lizbon Antlaşmasının onaylanmasının yolunu açtı. Mahkeme, AB anlaşmasının anayasaya aykırı olmadığına hükmetti.

default

Mahkemenin kararıyla Lizbon Antlaşması'nın Çek parlamentosunda oylamaya sunulmasının önündeki engel kalkmış oldu. Mahkeme Başkanı Pavel Rychesky’nin Brno kentinde açıkladığı kararda, “Lizbon Anlaşması anayasanın öngördüğü koşullarla örtüşmektedir” ifadesini kullandı.

Klaus, krize neden olmuştu

AB reform sözleşmesi olarak da bilinen Lizbon Antlaşması'na karşı çıkan Çek Cumhuriyeti Devlet Başkanı Vaclav Klaus, geçen hafta 15 üyeli anayasa mahkemesi heyetine, sözleşmeye karşı çıkması için çağrıda bulunmuştu. Devlet Başkanı Vaclav Klaus, anlaşmaya “Çek Cumhuriyeti’ne egemenliğini kaybettireceği gerekçesiyle” karşı çıkıyor.

Çek Cumhuriyeti Devlet Başkanı Vaclav Klaus

Çek Cumhuriyeti Devlet Başkanı Vaclav Klaus

Ocak ayında AB Dönem Başkanlığını Fransa'dan devralacak olan Çek Cumhuriyeti’nin Devlet Başkanı AB’ye karşı söylemleri ve anlaşmaya karşı verdiği demeçleri yüzünden ülkesinde ağır eleştirilerle karşılaşıyor.

Başbakan Lizbon Anlaşması'ndan yana

Devlet Başkanı Klaus’un yanlısı olarak bilinen Yurttaş Demokrat Partisi lideri, Başbakan Mirek Topolanek’in hükümeti de Lizbon Antlaşması'nın onaylanması gerektiğini savunuyor.

Anayasa mahkemesinin kararının ardından, anlaşmanın Çek Parlamento’nda onaylanması gerekiyor. Parlamentodan geçmesine kesin gözüyle bakılan karar metni daha sonra Devlet Başkanı Vaclav Klaus’un onayına sunulacak.

Devlet Başkanı Klaus, Pazartesi günü yaptığı açıklamada, anlaşmaya onay kararını ancak İrlanda’nın Lizbon Antlaşması'na verdiği vetoyu gerçi çekmesi durumunda imzalayacağını söyledi.

AB kurumlarını ve karar alma süreçlerini yeniden biçimlendiren anlaşmanın yürürlüğe girebilmesi için tüm üye ülkelerce onaylanması gerekiyor. Ancak İrlanda'da Haziran ayında yapılan referandumda reddedildiği için anlaşmanın geleceğine kuşkuyla bakılıyor.